|
ADAPTÖR TANIMI VE ÇEŞİTLERİ
Bildiğimiz gibi tüm elektronik cihazlar bir
güç kaynağına gerek duyarlar. Prize gelen gerilim (220V,110V) çoğunlukla “adaptör”
diye tanımladığımız bu kutuların yardımıyla cihazlarımızın çalışacağı
voltaja ve akıma uygun hale getirilir. Bazılarımızın masasının üzerinde
gerilimi ayarlanabilen tipleri mevcuttur. Bu da istediğimiz cihaza uygun
voltaj ve akım sınırı sağlayabilmemize yarar. Ayrıca daha bilmediğimiz
(adaptörü dışarıda olmayan) birçok cihazın kendi içinde güç kaynakları
mevcuttur.
Ülkemizde giriş voltajı 220Volttur. Birçok cihaza yetecek çıkış
voltajı ise mesela 1 Volt ile 40Volt arasında olabilir. Mesela sabit
telsizler çoğunlukla 13.8V ile beslenirler.
Birçok durumda, giriş voltajı ve/veya çıkış yükü değiştiğinde, çıkış
voltajının veya voltajlarının (birden fazla voltaj çıkışı olan güç
kaynakları) belli bir limitte kalması istenir. Bu bir regüleli güç
kaynağıdır. Eğer çıkış regüleli olmazsa, çıkış voltajındaki değişmeler,
beslenen sistem devrelerinin içinde hatalı, bozuk, ek sinyallere
dönüşebilmektedir.
Bu yazı dizisinde iki amacım var.
Birincisi, bir güç kaynağının içindeki komponentlerin ana fonksiyonlarının
neler olduğunu ve bir güç kaynağı olarak çalışmak için beraber nasıl
çalıştıklarını anlatmak. İkincisi, çalışan işe yarar güç kaynaklarının
nasıl yapıldığını anlatmak. Daha kolay anlamak için görsel örneklere yer
verilecektir.
İlk kısım dc ve ac gerilim kaynaklarını baştan öğretme amacıyla
hazırlandı. Bu kısım tamamen teoriktir, atlamak isterseniz bir sonraki
konuya bakmanızı öneririm.
İkinci kısım ac gerilimi bir dc gerilime çevirmek için kullanılan
transfomatörlerin, doğrultucuların ve filitrelemenin fonksiyonları
açıklanacaktır. Gerekli komponentler tanıtılacak ve önemli parametrik
özellikleri anlatılacaktır. Sistem çıkışı regülesiz voltajdır.
Üçten altıncı kısma kadar sistematik olarak
dc voltajın regüle edilmesi için ana prensipler açıklanacak, işe yarar güç
kaynakları imal etmeniz için bilgiler sunulacaktır. Üçüncü ve dördüncü
kısımda sürekli olarak doğrusal bölgede çalışan güç kaynakları
gösterilecek, 5 ve 6 switching güç kaynaklarını anlatacaktır.
Tarifler, malzeme seçimi, parça listeleri, montaj planları, dizayn
teknikleri ve çalıştırma prensipleri aktarılmıştır. Tüm malzemeler kolay
bulunur cinstendir.
Her güç kaynağının performans ölçümleri, switching güç kaynaklarının
kalibrasyon prosedürü ve sorunlara yönelik ipuçları yedinci kısımda
bulunmaktadır.
Bu yazı dizisinin tamamını okursanız, güç kaynağı sistemlerinin
prensiplerini ve isterseniz bir güç kaynağı yapmayı öğrenebilirsiniz.
I. DC ve AC Güçlerin
Ana Kaynağı:
GÜÇ
Güç nedir? Güç enerjinin kullanılma derecesidir. Genel olarak elektriksel
gücün birimi vattır. Bir vat bir jul (joule) enerjinin bir saniyedeki
kullanımıdır. Bir vat-saat (şu elektrik faturalarımızın üzerinde yazandan)
bir vatın bir saat için temin edilmesidir, veya 3600 saniye boyunca
saniyede bir jul verilmesi. (Karıştı mı?) Peki bir jul nedir? Bir jul bir
kilogramın 10.16cm taşınması için gerekli enerjidir.
Elektronik cihazların güç kaynaklarının üzerinde genellikle verebilecekleri
gücün ölçümü olarak bir güç derecesi bulunur.
Teknisyenler ve mühendisler bilirler: V(volt) x I(amper) = P(vat)
güç kaynağının voltajı X yüke
(gücün sağlandığı devreye) verilen akım = sağlanan güç (vat)
Örneğin, yüküne 10 amperde 5 volt veren bir güç kaynağı, 50 vatlık güç
sağlar.
DC GÜÇ
Hepimizin tanıdığı en çok bilinen güç kaynağı pildir. Fenerinizi
yaktığınızda, içindeki piller lambaya bağlı devre yardımı ile akımı sağlar.
Lambanın filamanından geçen akım ise parlamasını sağlar. Güç pilden lambaya
doğru akar. Eğer fener iki adet 1.5volt pil (toplam voltaj 3Volt)
kullanıyorsa ve lambaya verilen akım 0.1 amper ise, verilen güç 0.3 vattır.
Bu basit devre aşağıdadır (Şekil 1.1a). Şekil 1.1b ise bu devredeki pilin
verdiği akımın grafiksel çizimidir. Akım zamana karşı sabittir ve daima
pozitif yöndedir. Bu tip akıma doğru akım (dc-direct current) denir,
çünkü akım hep tek bir yönde akar.

a. Devre

b. Akım – Zaman Grafiği
Şekil 1.1 Basit DC Devre
PİL
Pil kimyasal bir güç kaynağıdır. Pili
oluşturan ana kısım elektrokimyasal hücredir. Piller seri bağlanarak daha
yüksek voltajlar elde edilir. Şekil 1.2a‘da gösterilen hücre kesiti ve
Şekil1.2b’de gösterilen şema, birbirine seri olarak bağlanmış dirençlere
akım sağlayan bir pili göstermektedir.
Şekil 1.2a’da gösterildiği gibi, bir elektrokimyasal hücrede nagatif ve
pozitif elektrot olarak adlandırılan iki plaka ve aralarında elektrolit
olarak adlandırılan sıvı veya yarı-sıvı mevcuttur. Elektrotların
terminalleri arasına bir devre bağlanırsa, pozitif elektrot ile elektrolit
arasında, elektronları devreden pozitif terminale doğru ve elektrodun içine
“çeken” bir kimyasal reaksiyon oluşur. Negatif elektrotta ise ters bir
reaksiyon oluşur, negatif uçtan devreye doğru elektronlar “itilir”.
Kimyasal reaksiyonu dengeleyebilmek için elektronlar ve pozitif iyonlar
elektrolite akar.

a. Pil Hücresi Kesiti

b. Şema
Şekil 1.2 Akımı yüke piller sağlar
Şekil 1.2a’da, pilin karşısındaki devredeki
akım için iki yön gösterilmiştir. Birisi elektron akımı; diğeri ise geleneksel
akım. Elektronlar negatif yüklüdür ve negatif voltajlı bir noktadan voltaj
olarak daha pozitif olana doğru akarlar. Elektriği keşfeden eski bilim
adamları geleneksel akımı, pozitif yüklerin (elektronların tersine)
hareketi olarak varsaydıklarından, geleneksel devre akım yönü elektron akım
yönünün tersinedir.
Elektrik ve elektronik endüstriler tarafından sıkça kullanılan standart
geleneksel akım yönüdür, bu durumda bu yazı dizisinde de kullanılacaktır.
Şunu unutmamak gerekir ki, elektron akım yönü, gösterilen geleneksel akım
yönünün tersi olacaktır.
Kimyasal reaksiyon pozitif ve negatif terminaller arasında, voltaj diye
adlandırılan bir potansiyel fark yaratır. Voltajın birimi volttur.
Voltajın yarattığı basınca elektromotif güç denir. Bir iletkenden gerçekte
her saniyede akan elektron sayısına akım denir ve birimi amperdir.
Pil yüküne akım sağlarken pilin voltajı düşer, bu yüzden piller genellikle
“amper-saat” olarak sınıflandırılır. Bu sınıflandırmanın anlamı: Pilin
voltajı belirlenmiş bir minimum değere inene kadar, pilin bir amper akımı
sağlayabileceği saat sayısıdır. Bir amperden daha az akım sağlamak için
tasarlanmış piller için bu sınıflandırma “miliamper-saat” olarak
tanımlanır; burada bir miliamper, 0.001 ampere eşittir.
Birincil ve İkincil Piller:
Piller birçok kullanım için, pek çok tipte ve voltajda üretilir. Bazıları
şarj edilebilir (ikincil hücreler) ve bazıları şarj edilemez (birincil
hücreler). Birincil pillere örnek, fenerlerden kameralara, taşınabilir
radyolara kadar kullanılan alkali pillerdir. İkincil pillere örnek
nikel-kadmiyum (Ni-Cd) piller telsiz telefonlarda, kurşun-asitli piller
(aküler) ise taşıtlarda kullanılmaktadır. Verdiği gücü arttırmak veya aynı
gücü verirken kapladığı fiziksel alanı azaltmak maksadıyla piller devamlı olarak
geliştirilmektedir. Bu tip gelişmeler taşınabilir elektronik cihazların
kullanımını arttırmaktadır.
DC Jeneratör
Bir başka doğru akım güç kaynağı ise dc jeneratördür. Bir jeneratörün
çalışmasını anlamak için bir telin manyetik alanda hareket ettirilmesi
işleminin ana prensiplerini anlamanız şarttır.
Jeneratör Prensipleri
Şekil 1.3’e bakınız. Burada sarılı kablo bir şafta yerleştirilmiş ve bir
manyetik alanın ortasına sabitlenmiştir. Manyetik alan, Şekil 1.3’de
çizgilerle gösterilmiştir, mıknatısın kuzey kutbundan güney kutbuna doğru
akar. Bu alan görülemez fakat orada mevcuttur. Bunun böyle olduğunu bir
çiviyi mıknatısa yaklaştırdığımızda mıknatıs tarafından çekildiğinden
bilmekteyiz. Bu prensibi açıklamak için çizgiler Şekil 1.3’de görünür yapılmıştır.
Sarılı kablonun uçlarına bir voltmetrenin bağlı olduğuna dikkat edin.
Sarımın 90 derece pozisyonu gösterilmiştir – sarımın kenarları kutuplara en
fazla yaklaştırılmış ve sarımın yüzü manyetik alana paraleldir.

Şekil 1.3 Basit Jeneratör
Şimdi, sarım 0 derecede başlarsa ve saat
yönünde 180 derece hızlıca çevrilirse, voltmetrenin iğnesi sapıp anlık bir
voltaj gösterecek ve sonra sıfıra düşecektir. Sarım manyetik alan
çizgilerini kesince, tel sarımın her tarafında oluşan elektromotif güç,
metre devresine giden aynı yönde bir akım yaratır ve metre sapar. Oluşan
voltajın genliği üç faktöre bağlıdır: Manyetik alanın gücü, dönen sarımın
hızı ve tel sarımın tur sayısı. Herhangi bir faktör arttırıldığında oluşan
voltaj artar.
Eğer sarım saatin ters yönünde 180 derece yine çevrilirse, voltmetrenin
iğnesi ters yönde sapacaktır. Ancak, ikinci 180 derece çevirmeden önce
metrenin uçları ters çevrilirse, metrenin iğnesi ilk çevirmedeki yönde
sapacaktır. Böylece, sarım sürekli çevrilirken her 180 derece noktasında
uçlar ters çevrilirse, oluşan voltajın zamana karşı çizimi Şekil 1.4a gösterilen
dalga şekline benzeyecektir. Bu doğru akım jeneratörün temelidir.

a. Basit Jeneratör

b. Ticari DC Jeneratör
Şekil 1.4 DC Jeneratör – Zaman Grafiği
Ticari Jeneratör
Ticari bir dc jeneratörün birçok sarımı vardır, her biri çok tur sarımlı ve
metal bir çekirdek üzerindedir. Buna armatür denir. Sarımların uçları
jeneratör şaftındaki ayrı kayar halkalara – komutatör – bağlıdır. Çıkış
uçları bu kayar konnektörlere bağlıdır – fırçalar – bunlar da komutatöre
bağlantılıdır. Armatür dönerken bu kombinasyon çıkış uçlarına sarım
bağlantılarını ters çevirir, böylece oluşan voltaj herzaman aynı
polaritededir. Jeneratör şaftındaki sarımlar öyle yerleştirilmiştir ki,
çıkış voltaj dalga şekli zamana karşı çizildiğinde Şekil 1.4b’deki gibi
gözükür. Çıkış voltajı neredeyse sabittir ve bir yük devresine
bağlandığında, devredeki akım sadece bir yönde akacaktır. Bu bir dc
jeneratörden gelen doğru akımdır – bir dc güç kaynağı.
Yukarıda sözedildiği gibi, bir jeneratörün ürettiği voltaj seviyesi
jeneratör sarımlarının tur sayısına, jeneratör şaftının çevrilme hızına ve
manyetik alanın gücüne bağlıdır. Bir dc jeneratörün üretebileceği en fazla
akım, jeneratör sarımlarlarındaki tellerin çapına, komutatör ve fırçaların
tasarımına ve jeneratörün soğutulma şekline bağlıdır.
Endüksiyon
Devredeki metrede bir akıma yol açan voltaja, manyetik alanın neden olduğu
(endüklediği) söylenir. Endüksiyon ya sarımın manyetik alanın içinde
hareketiyle ya da manyetik alanın sarımın içinde hareketiyle oluşabilir.
Endüksiyon prensibi dc jeneratör, bir sonraki kısımda anlatılacak ac
jeneratör, bobinler ve transformatörler (Kısım 2) için çok önemlidir.
AC GÜÇ
Devre akımının sadece tek yönde akmamasından dolayı alternatif akım (ac)
dc’den farklıdır; ters dönüp , karşı yönde de akar. Düzgün zaman
aralıklarında yön değiştirir. Akımın yön değiştirdiği bu düzgün peryodik
orana frekans denir. AC ile çalışan cihazlar alternatif akımın üretildiği
frekansta çalışmalıdırlar.
AC güç trenleri, fabrikaları ve evlerimizdeki aletleri çalıştırır. Onu
özellikle kullanışlı yapan, ac’yi değişik voltajlara çevirmek için
transformatörlerin (2. Kısımda göreceğiz) kullanılabilmesidir.
AC Jeneratör
Ac gücün ana kaynağı ac jeneratördür, genellikle alternatör diye
adlandırılır. Dc jeneratöre çok benzer. Şekil 1.3’e tekrar bakınız.
Hatırlarsak sarım ilk 180 derece döndürüldüğünde metre bir yöne sapmıştı;
ve uçları ters çevirmeden bir ikinci 180 derece daha devam edilirse, metre
ters yönde sapacaktır. Metrenin sapma yönünün değişmesi metredeki akımın
yön değiştirdiğini gösterir. Sarımda endüklenen voltaj ters yöndeydi
böylece devredeki akım yön değiştirdi.


Şekil 1-5a’ya bakınız. Şekil 1-3’teki tel
sarımın bağlı olduğu şaft şimdi bir motor tarafından sarımı saniyede 60 tam
dönüş yapacak şekilde döndürülüyor. Sarımın uçları kayar halkalara
bağlanmıştır, böylece sarım dönerken metre her zaman devreye kayar
halkaların üzerindeki fırçalarla bağlıdır. Sarım dönerken metrenin
gösterdiği voltaj Şekil 1-5b’de gösterilmiştir. İlk 180 derecede, voltajın
pozitif ve sonraki 180 derecede voltajın negatif olduğuna dikkat ediniz.
Sarım döndükçe, voltaj her 360 derecede veya her devirde kendini tekrar
eder. Eğer sarım saniyenin 1/50’sinde bir 360 derece dönüş yaparsa, o zaman
saniyede 50 devirlik voltaj endüklenmiş veya üretilmiş olacaktır ve ac
voltajın frekansı 50 devir saniyedir. ”Devir saniyenin” literatürdeki adı
“hertz”dir, o zaman üretilen enerjinin frekansı 50 hertz’dir. Üretilen
voltaj 220V olana kadar sarımdaki tur sayısı arttırılırsa, o zaman bir
220V, 50 hertz ac jeneratör imal edilmiş olur. Bu ac jeneratörün temelidir
– ana ac güç kaynağı. Kolay imalatından dolayı (ayrı komutatör yerine
sürekli kayar halkalı) ve ac’den dc üretmenin kolaylığından (2. Kısımda
göreceğiz), ac jeneratör veya alternatör dc jeneratörden daha fazla yaygın
olarak kullanılmaktadır.
Endüktans
Bu noktaya kadar tekrar bir gözden geçirelim. Bir manyetik alanın içinden
geçen tel voltaj endüklenecek ve bu tel tamamlanmış bir devreye
bağlandığında içerisinde akım olacaktır.
Şekil 1-6a’da gösterildiği gibi buna karşı
bir prensip vardır. Bir telde akım olduğunda, telin etrafında gösterildiği
gibi bir manyetik alan oluşacaktır. Teldeki akım arttıkça, telin
etrafındaki manyetik alan da artar; teldeki akım azaldıkça, telin
etrafındaki manyetik alan da azalır. Şekil 1-6b’de gösterildiği gibi
değişen akımı taşıyan telin yanında başka teller de varsa, değişen manyetik
alan tellerin içinden geçer ve onlara bir voltaj endükler. Yakındaki
tellerin etrafındaki genişleyen ve azalan bu değişken manyetik alan, sanki
manyetik alan sabit kalmış ve yakındaki teller manyetik alanın içinden
geçiyorlarmış gibi aynıdır. Bu ikinci kısımda ele alacağımız
transformatör prensibidir. Endüktörler de bir elekriksel alan üretmek için
bu endüktans denilen prensibi kullanırlar.
Endüktif Reaktans
Bir bobinin etrafına sarılı telin içinden akım geçerken, bobinin her tur
telindeki manyetik alanların etkileşiminin sonucunda bobinin etrafında bir
manyetik alan oluşacaktır. Bobinden geçen alternatif akım ile bobinin
etrafındaki alan genişler ve azalır. Genişleyen ve azalan alan, esas alanı
yaratan bu değişen akıma karşı koyan ters bir voltaj bobinin içine
endüklenir. Bu ac’ye karşı koyma ve direnmeye endüktif reaktans adı
verilir. Sembolu XL ve aşağıdaki formül ile hesaplanır, burada f
hertz olarak frekans, L henri olarak endüktans; Pi de sabit 3.1416dır:
XL = 2Pi fL
Endüktans bobinin boyutlarına (alan ve uzunluk), tur sayısına ve bobinin
sarılı olduğu maddenin sızdırmazlığına bağlıdır. Sızdırmazlık bir maddenin
ne kadar kolay manyetize edilebilirliğinin ölçüsüdür. Dikkat ediniz ki,
değişen akımın frekansı arttıkça, endüktif reaktans armaktadır. Güç
kaynakları filtrelerinde endüktörlerin kullanılışı anlatıldığında bu önemli
olacaktır.
Endüktif reaktansın birimi om’dur, bu da aynı zamanda bir resistansın
direnci için kullanılan birim ile aynıdır. Bir ac devrede bir endüktörün
toplam karşı koyması (empedans), endüktörün kablosundaki endüktif reaktans
ile dc direncin toplamına eşittir. Bir endüktörden dc veya çok düşük
frekansta ac akıyorsa, empedansı onun sarıldığı telin dc direncine
yakındır. Frekans arttıkça, empedans etkili bir şekilde artar çünkü
endüktif reaktans etkili bir şekilde artar.
ÖZET
Bu kısımda dc ve ac elektriğin ana kaynaklarını inceledik –
elektrokimyasal (piller) ve elektromekanik (jeneratörler, alternatörler).
Elektrik üretmek için jeneratörlerde ve alternatörlerde, alternatif akıma
karşı koyan elektriksel özellik endüktif reaktans üretmek için
endüktörlerde manyetik alan prensiplerinin nasıl kullanıldığını resimlerle
açıkladık. İkinci kısımda regülesiz güç kaynaklarında önemli parçalardan
olan transformatörlerde manyetik özelliklerin nasıl kullanıldığını
göreceğiz.
Biraz sabır, daha sonraki kısımlarla
birlikte güç kaynağı yapmaya başlayacaksınız..
Sevgiler.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder